ROAD TO VICTORY EXPERIENCE
Road to Victory Experience (Zafer Yolu Deneyimi) Projesi
Kurumlarda;
- Sürdürülebilir büyümeyi sağlamak,
- Düzgün bir nakit akışını sağlamak,
- Kuruma çalışanların bağlılığını ve dolayısı ile kurum karlılığı artırmak,
- İ.K departmanını yönetimi stratejik ortağı haline getirmek.
DAHA FAZLA KAR ETMEK İÇİN BİR İNSAN KAYNAKLARI PROJESİ oluşturmak. Bu projenin koordinatörlüğünü İK bölümünün üstlenmesini; böylece İK bölümünün daha fazla kabul edilmesini; daha fazla güvenilmesini; daha fazla saygı görmesini; kurumdaki diğer bölüm yöneticilerinin, İK bölümüne daha fazla “size ihtiyacımız var” demelerini istiyoruz.
O zaman nasıl bir proje? Nasıl “daha fazla kar ettirecek” bir İK projesi?
Öyle bir proje ki iki ana stratejisi var:
1. Çalışan bağlılığını artırmak için çalışanların kendilerini “kazanan kişi” gibi hissetmelerini sağlayan bir ortam oluşturmak. Bunun için, kurum çalışanının, o kurumda;
a. “Özerklik” ihtiyacının karşılandığını (çalışanlar, bir birey olarak kabul edilmek, takdir görmek, kendini göstermek, kendini gerçekleştirmek ve ödüllendirilmek isterler);
b. “Aidiyet” ihtiyacının karşılandığını (çalışanlar, bir bütünün parçası olarak kendini görmek, o bütünün içinde kendini değerli görmek, bir grubun parçası olmak isterler) düşünmesi gerekir.
2. Kurumuna görece olarak “daha bağlı” çalışanın verdiği hizmet ile “kendini daha iyi hisseden” müşterilerin daha fazla kuruma “bağlı olmasını” sağlamak.
Müşterilerini “kuruma daha bağlı” olmasını sağlayan çalışanlar, kendilerini o kurumda “kazanan kişi” gibi hissettikleri ve kendilerini o kuruma “bağlı” hissettikleri için müşterilerine daha fazla odaklanmakta, onların istediklerini elde etmelerine yardımcı olmakta; onların beklentilerini karşıladıklarına, hatta beklentilerinin üzerinde istediklerini karşıladıklarına dair algıyı yaratabilmektedirler. Bu algı, müşteri bağlılığının enerjisini sağlamaktadır.
Yapılan bütün araştırmalar, “kendini özel ve iyi hisseden” müşterilerin göreceli olarak kuruma daha fazla bağlı olduğunu ve “müşteri bağlılığının” işletmelere daha fazla kar getirdiğini ve sürdürülebilir büyümeyi sağladığını net olarak gösteriyor.
Müşterilere “kendini iyi hissettiren” kurumun bütün çalışanlarıdır. Satış ve pazarlama bölümleri, satış sonrası servis bölümleri, call-center, bankoda müşteriyle bire-bir temas halinde olanlar, hatta muhasebe bölümleri bile müşteri bağlılığını doğrudan etkiler.
İK bölümü, işletmenin nihai beklentisi olan “karlılığı” ve “sürekli büyümeyi” artıracak ve işletmenin performansına doğrudan katkıyı sağlayarak, kendini daha fonksiyonel hale getirecek bir projenin mimarı olabilir mi?
İnsan kaynağı potansiyelinin performansa döndürülmesi ve sektörümüze olan bakış açısının çok daha ileri taşınabilmesi adına 10 yıllık süreçte elde ettiğimiz tecrübemizi sizinle paylaşıyoruz. Karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuyor ve ileriye dönük kararlı adımlarımıza her gün bir yenisini ekliyoruz.
|